Allah’ın Zati Sıfatları

sponsorlu baglantilar:

Allah’ın Zati Sıfatları

Bu sıfatlar yalnızca Yüce Allah‘ın zâtına ait olan, onu diğer varlıklardan ayıran ve zıt anlamları asla onun hakkında düşünülemeyen sıfatlardır. Yüce Allah, bu sıfatlarla diğer varlıklara benzemekten tenzih edilmektedir. Bundan dolayı onlara, tenzîhî veya selbî sıfatlar da denilmiştir.

Vücud Sıfatı: Var olmak demektir. Tenzihi bir sıfat olarak kabul edildiğinde vücud, burada “yokluğu düşünülmeyen” manasına gelir. Bazıları vücudu, sıfat-ı nefsiyye diye adlandırıp ayrı bir sıfat olarak kabul etmiş, bazıları ise vücudun zat ile aynı manayı taşıdığını söyleyerek onu ayrıca sıfat listesinde belirtmiştir.

Kıdem Sıfatı: Varlığının başlangıcı olmamak, ezelî olmak demektir. Yüce Allah kadimdir. Sonradan meydana gelmemiştir. Sonradan meydana gelen varlıklara hâdis varlıklar denir. Kıdem sıfatı Allah‘ın zatı için vacip, zıttı olan hudus sıfatı ise imkansızdır.

Beka Sıfatı: Varlığının sonu olmamak, ebedi olmak demektir. Yüce Allah‘ın varlığı son bulmaz, nihayete ermez. Çünkü nihayete eren varlık, hadis varlık demektir.

Vahdaniyet Sıfatı: Vahdaniyet, yüce Allah‘ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve tek olması demektir. Zatında bir olması, Allah’ın parçalanma ve bölünme kabul etmediğini; sıfatlarında bir olması, eşi ve benzerinin olmadığını; fiillerinde bir olması ise, yaptıklarında ortağının bulunmadığını ifade etmektedir.

Evrenin iki tanrısı bulunduğunu farz ettiğimizde, bunun nasıl bir çelişkiye yol açacağını ortaya koyan BURHANİ TEMANU; Burhân-ı Temânu’ adlı delil şöyle izah edilir:

Her bakımdan birbirine eşit iki ilahın var olduğunu farz edelim. Ve yine farz edelim ki bunlardan biri bir şeyin olmasını, diğeri de olmamasını diliyor. Çünkü her ikisi de ilah olduğundan, kayıtsız ve sınırsız bir irade ve kudret sahibi olduğundan böyle bir dileyebilirler. Böyle bir durumda şu üç ihtimal ortaya çıkar:

Birinci ihtimal: Her iki ilahın dilediği olacaktır. Bu ihtimal geçersizdir. Çünkü aynı aynı bir şeyin hem olması, hem de olmaması iki zıddın birleşmesi demektir ki, bu imkansızdır.
İkinci ihtimal: Her iki ilahın dilediği olmayacaktır. Bu ihtimal de geçersizdir. Dilediği yerine gelmeyen bir varlık acizdir. Aciz olan, ilah olamaz.

Üçüncü ihtimal: ilahlardan birinin dilediği olacak; diğerininki olmayacaktır. Bu ihtimal de geçersizdir. Çünkü dilediği olmayan acizdir. Aciz ise ilah olamaz. Öbür ilah da her bakımdan buna eşit olduğundan, onun da aciz olması gerekir. Dolayısıyla o da ilah olamaz.

BURHANİ TEVARÜD; Allah’ın birliğini gösteren delillerden biri de “Burhan-ı Tevârüd” olarak isimlendirilmiştir. Evren şayet bir ilah tarafından yaratılmışsa, diğer ilahlara lüzum olmadığını ifade eder.

Muhâlefetün li’l-Havâdis: Sonradan olanlara benzememek demektir. Yüce Allah, hem zâtı hem de sıfatları açısından sonradan meydana gelen varlıklara benzemez.

Kıyâm bi-Nefsihî: Varlığı kendi zatında olmak, var olmak için başka varlığa muhtaç olmamak demektir. Yüce Allah’ın başkasıyla var olması düşünülemez. Çünkü başkasıyla var olan, var olmak için bir yere, bir zamana, bir sebebe muhtaç olur. Bütün bunlar yaratılmışlık vasfı taşıdığından yüce Allah hepsinden münezzehtir.
kaynak: Diyanet işleri başkanlığı yeterlilik sınavı hazırlık kitabı

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.