Kurbanla kesmek ile ilgili Dini Hükümler

sponsorlu baglantilar:

Kurban kesmek ile ilgili Dini Hükümler

Kurban kesmek, İmam-ı Azam ve Hz. Muhammed (s.a.v)’e göre vacip; İmam-ı Ebu Yusuf’a göre de sünnettir. Bazıları Ebu Yusuf’la birlikte Hz. Muhammed’in (s.a.v) de kurban kesmeyi sünnet saydığını ileri sürerlerse de kendisiyle fetva verilen görüşe göre vacip’tir.

  • Bayram günlerinde dinimize göre yolcu (seferi) sayılmayan ve zekat verecek kadar zengin Müslülanlar, kurban kesmek zorundadır. Herkes kendi hesabına kurban keser; eşi ve çocukları hesabına kurban kesmek kişinin borcu değildir; bu kimseler şartlarına haiz oldukları takdirde kendi mallarından ayrıca kurban keserler. Yalnız bazı alimler, zengin bir babanın ergenlik çağına varmamış olan çocukları hesabına kurban kesmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
  • Kurban olarak tek başına koyun, ya da sığır, deve gibi büyük baş hayvan kesebileceği gibi, yedi kişi bir araya gelerek bir tane büyük baş hayvan da kesebilirler. Fakat o zaman bu yedi kişinin yedisinin de Müslüman ve zengin olması, aynı zamanda kurban kesmek için bir araya gelmiş olmaları gerekir. İçlerinden bir tanesi kafir olur ya da kurban kesmek niyetiyle değil de evine et temin etmek için öbürlerine ortak olursa bu yedi kişiden hiç birinin kurbanı caiz değildir. Ayrıca bu yedi kişinin eşit hisselerle kurbana katılmaları gerekir. İçlerinden birinin bile hissesi yedide birden az olduğu takdirde yine bu kimselerin kurbanı caiz değildir. Yedi kişi yerine, iki ya da üç kişi ortaklaşa bir büyük baş hayvan kurban edebilirler.
  • Kurban bayramının ilk gününün öğlesinden üçüncü gününün akşam üstüne kadar kurban kesilebilir. Kişinin kurban kesip kesmemek zorunda olduğu bu son andaki durumuna göre belli olur. Mesela bayramın üçüncü günü güneş batmak üzereyken herhangi bir şekilde zengin olup kurban kesecek duruma gelen kişinin hemen kurban kesmesi gerektiği gibi, adı geçen vakitte birdenbire malını kaybedip kurban kesemeyecek derecede fakir durumuna düşen bir kimsenin, Bayramın ilk günlerinde zengin olsa bile artık kurban kesmesi gerekmez. Belirtilen süre içinde kurban kesmeyip vaktini kaçıran kişi, kurban edeceği hayvanı sadaka olarak bir fakire verip borcunu öder.
  • Altı aylık kuzu, beş aylık deve, iki yıllık dana ve doğuştan boynuzsuz olan küçük ve büyük baş bir hayvan kurban olarak kesilebilir. Tek ya da iki gözünden kör, uyuz, ayakta duramayacak derecede zayıf, kesim yerine yürüyüp gidemeyecek kadar topal gibi kusurlu hayvanlar kurban olarak kesilemez.

    Çünkü Yüce Allah bir ayette;

    Malınızın sizce en çok değer taşıyan kısmından Allah uğrunda fedakarlıkta bulunmadıkça, ihsan edicilerden olamazsınız.

    buyurmaktadır.

  • Kurban etinin bir kısmı kurbanı kesenin evinde harcanır ve üçte birden az olmaması gereken bir kısmı da fakirlere, bir kısmı da zengin komşulara dağıtılır. Aile kalabalık olduğu takdirde komşulara dağıtılmadan bütün kurban eti ev içinde harcanabilir. Kurban kesen kimse hayvanın derisini hayır müesseselerine bağışlayabileceği gibi, kendi ihtiyacı için de kullanabilir.
  • Kurban hayvanını kendi eliyle boğazlamak en iyisidir; fakat kişi kurban kesmeyi beceremiyor ya da kan akıtmaya gönlü tahammül etmiyorsa, yerine birini tutabilir; fakat Müslüman olmayan kimseye kurban kestirilemez. Kurban kesiminden önce “Bismillahi Allahâhu Ekber (Varlığın en büyüğü olan Allah’ın adıyla…)” diye Allah’ın adını anarak hayvan kesilir.

Kaynak : Nurul İzah / Kurbanla kesmek ile ilgili Dini Hükümler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.