Resimli Nasreddin hoca fıkraları

sponsorlu baglantilar:

Resimli Nasreddin hoca fıkraları, en güzel ve beğenilen nasrettin hoca fıkraları. Birbirinden komik fıkralar.

Nasreddin hoca fıkraları çocuklara okula gitmeden anlatılan, okulda da ders olarak görülen bir fıkradır.

Bu fıkralar ile çocuklarımızı büyütür ve eğitmeye çalışırız. Nasreddin hoca fıkraları genel olarak zekice oluşturulmuş, düşündüren ve düşündükçe de insanın bakış açısını geliştiren fıkra türüdür. Ayrıca nasreddin hoca fıkraları Dünya’da başka ülkelerde olmayan sadece bizde olan milli bir fıkra çeşitimizdir. Nasreddin hoca fıkralarında hocamız çeşitli olayların içerisinde zekice yanıtlar verir, olaylara çözüm bulur. Bu da çocuklarımıza yararlı bir durumdur.

Resimli Nasrettin hoca fıkralarının genel bir özelliği de insanları çokça güldürmesidir. Bu nedendir ki insanların psikolojisine yararlı metinlerdir. Şimdi sizlere en beğenilen resimli nasreddin hoca fıkralarını vereceğiz.

nasrettin hoca fıkra

Parayı veren düdüğü çalar

Bir gün Nasrettin Hoca pazara giderken çocuklar etrafını almışlar. Hepsi birer düdük ısmarlamış, ama para veren olmamış.

Hoca çocukların tümüne olumlu cevap vermiş:

- Peki, olur…

Çocuklardan yalnız biri, elinde para olduğu halde, Hoca’ya şunları söylemiş:

- Şu parayla bana bir düdük getirir misin ?

Hoca akşama doğru pazardan dönmüş. Yolunu bekleyen çocuklar hemen

Hoca’nın etrafını sararak düdüklerini istemişler.

Nasrettin Hoca, cebinden bir düdük çıkarıp kendisine para veren çocuğa uzatmış.

Ötekileri bağırmaya başlamışlar:

- Ya bizim düdükler nerede ?

Hoca’nın cevabı kısa ve anlamlı olmuş:

- Parayı veren düdüğü çalar.

resimli nasreddin hoca

Yemegin Bugusu, Paranin Sesi

Nasreddin Hoca Aksehir’de kadilik vazifesini yürütürken karsisina iki adam çikmis. Birisi öteden beri cimriligi ile taninmis bir asçi, digeri de boynu bükük bir fakir. Asçi sözü almis :

- Hocam demis, ben bu adamdan davaciyim. Dükkanin önünde fasulye pisiriyordum. Tencerenin kenarindan bugusu çikiyordu yemegin. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardigi lokmalari yemegin bugusuna tutup basladi atistirmaya. Nihayet koca bir ekmegi bitirdi. Ondan fasulye bugusunun parasini istedim, vermedi.

Nasreddin Hoca anlatilanlari dikkatlice dinledikten sonra fakire dönüp :

- Dogru mu bunlar ? diye sormus.

- Evet, demis fakir adam.

- Öyleyse para kesesini çikar bakalim.

Zavalli fakir kadi efendiye karsi gelememis. Içinde üç bes akçe bulunan para kesesini Hoca’ ya uzatmis. Bu sefer asçiyi çagirmis yanina. Keseyi kulagina yaklastirarak singirdatmaya baslamis. Sonra da :

- Haydi demis aldin iste alacagini. Asçi :

- Nasil olur ? diye saskinligini belli etmis. Parami vermediniz henüz. Hoca cevap vermis :

- Fazla uzatma, yemegin bugusunu satan paranin da sesini alir elbet !

nasrettin hoca resimleri

Düşünen Hindi

Küçük bir papaganin onbes altina satildigini gören Nasreddin Hoca, bir kosuda evine gidip kümesteki hindisini tutmus Apar topar pazara götürüp baslamis bagirmaya :

- Satilik hindii Satilik hindii Yirmi altina satilik hindi !

Sasirmis pazardakiler

- Yahu hocam demisler Bir hindinin yirmi altin ettigi nerde görülmüs

- Ne olmus diye çikismis Hoca Demin bir kusu onbes altina sattilar

- Ama o papagandi demisler Tipki insan gibi konusuyor o

- Olsun demis Nasreddin Hoca O konusuyorsa bu da düsünür !

nasreddin hoca fıkraları

Kırk Akçelik Balta

Nasreddin Hoca evine sik, sik ciger getirdigi halde bir türlü onlari yemek kendisine nasip olmaz Her seferinde hanimi :

- Kahrolasi kedi cigeri yedi

- Hinzir hayvan cigeri yemis

- Cani çikasica sarman kedi cigeri asirmis, diye bahaneler uyduruyormus

Bir gün dayanamamis Hoca Hemen bir kenarda duran baltayi kapip, mutfak dolabina yerlestirmis Hanimi:

- Ne yapiyorsun Hoca demis, baltanin dolapta isi ne? Hoca cevap vermis:

- Hanim hanim, sen bizim kediyi hâlâ taniyamamissin Üç akçelik cigere tenezzül eden hayvan kirk akçelik baltayi birakir mi saniyorsun?

nasreddin hoca en güzel fıkraları

Et buysa kedi nereye gitti?

Hoca’ nin cani et yemegi istemis bir gün Kasaptan iki kilo et alip evine götürmüs

- Aksama güzelce pisir bunlari, demis hanimina Ne var ki o gün eve hanimi misafirleri gelmis Kadincagiz eti pisirip onlara ikram etmis Aksamda bir tarhana çorbasi çikarmis Hoca’ nin önüne

- Et nerde demis Hoca Kadin dogruyu söyleyecegine bir yalan kivirmis

- Eti kedi yedi, demis

- Getir su kediyi bakalim demis Hoca Sonra teraziyi çikartip kediyi tartmis Bakmislar ki tam iki kilo geliyor Hoca hanimina sormus:

- Peki hanim demis, kedi bu ise bizim et nerede? Et buysa kedi nereye gitti?

sevilen nasreddin hoca resimleri

Mum Ateşiyle Pişen Yemek

Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaslari iddiaya tutusmuslar Eger Hoca karanlik ve soguk bir gecede, sabaha kadar köy meydaninda bekleyebilirse arkadaslari ona güzel bir ziyafet çekecekmis Sayet bunu beceremezse o, arkadaslarina ziyafet çekecek Kararlastirilan gün Hoca meydanin ortasinda, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemis Sonra yanina gelenlere:

- Tamam demis Iddiayi kazandim

- Ne oldu ne yaptin demisler

- Bekledim sabaha kadar demis

- Hayir demisler Sen uzaktaki bir mum isigi ile isinmissin Iddiayi kaybettin! Ziyafetimizi hazirla Hoca çaresiz kabul etmis Ziyafet vakti kocaman bir kazanin altina minicik bir mum koymus Güya yemek pisirecek

- Ne yapiyorsun? demisler Kis, kis gülerek cevap vermis :

- Bu mum sicagiyla size yemek pisirecegim arkadaslar Uzaktaki bir mum isigiyla ben nasil isindiysam, bu kazandaki yemek de öyle pisecek!

nasreddin hoca

Hırsızın Hiç Mi Suçu Yok ?

Bir gün Nasreddin Hoca’nin esegi çalinmis Can sikintisi içinde durumu komsularina anlatinca her kafadan bir ses çikmaya baslamis Birisi :

- Hocam demis niye ahirin kapisina iyi bir kilit takmadin sanki ?

Bir baskasi :

- Evine hirsiz giriyor da senin nasil haberin olmuyor ? diye konusmus

Bir digeri de :

- Hocam demis, kusura bakma ama esegin çalinmasina en büyük sebep yine sensin Çünkü dogru dürüst bir ahirin bile yok Nerden baksan dökülüyor Hoca kizmis :

- Yahu demis, iyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi ? Hirsizin hiç mi suçu yok ?

Resimli Nasreddin hoca fıkraları

Yorumlar

  1. betüş der ki

    Nasreddin Hoca evine sık, sık ciğer getirdiği halde bir türlü onları yemek kendisine nasip olmaz. Her seferinde hanımı :
    – Kahrolası kedi ciğeri yedi.
    – Hınzır hayvan ciğeri yemiş.
    – Canı çıkasıca sarman kedi ciğeri aşırmış, diye bahaneler uyduruyormuş.
    Bir gün dayanamamış Hoca. Hemen bir kenarda duran baltayı kapıp, mutfak dolabına yerleştirmiş. Hanımı:
    – Ne yapıyorsun Hoca demiş, baltanın dolapta işi ne? Hoca cevap vermiş:
    – Hanım hanım, sen bizim kediyi hâlâ tanıyamamışsın. Üç akçelik ciğere tenezzül eden hayvan kırk akçelik baltayı bırakır mı sanıyorsun?.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.